Borç, kulun felâketine mucib olan en önemli sebeplerden biridir. Rasûlullah salla’llâhu aleyhi ve sellem Efendimiz; borçtan dâima Allâhü Teâl'a'ya sığınırlar ve "Borçlu adam verdiği sözde durmaz, alacaklıya doğru söylemez" buyururlardı. Bunun içinde ümmetine zarûret olmadıkça borçlanmamalarını tavsiye etmiştir.

Bir hadîs-i şerifte şöyle buyrulmuştur:

-"Kul, borcunu ödemek niyetinde olursa, Allâhü Teâlâ'nın yardımına mazhar olacağı muhakkaktır.”

• Âciz kalan bir zat, Ali radıya’llâhu anh’a mürâcaat ederek yardım ister. Ali radıya'llâhu anh cevâben;

-"Cenâb-ı Peygamber Efendimizin bana öğrettiği bir duâyı sana öğreteyim de Yemen diyarındaki Sâbir Dağı kadar borcun olsa, Cenâb-ı Hakk yardım eder" demiş ve aşağıdaki duâya devam etmesini tavsiye etmiştir.

"Allâhümme ekfinî bi-halâlike an harâmike ve ağninî bi-fadlike ammen sivâk."

Ma’nâsı: "Yâ Rabbî! Helâl olan ni'metin yardımıyla haram olan şeylerden ve fazl ü ihsanın ile diğer mahlûkatına boyun eğmekten beni müstağnî kıl."

•Bir gün, Rasûlullah salla’llâhu aleyhi ve sellem Efendimiz mescide girer ve Ebû Ümâme radıya’llâhu anh'ı görür.

-Yâ Ebâ Ümâme! Namaz vakti olmadığı halde mescidde oturmana sebep ne? buyurur.

Ebû Ümâme radiya’llâhu anh;

-Sıkıntı ve borç içindeyim, yâ Rasûlallah, diye cevap verir.

Bunun üzerine Efendimiz, aşağıdaki duayı öğretir ve buna sabah-akşam devam etmesini tavsiye eder:

"Allâhümme innî eûzü bike mine'l-hemmi ve’l-hüzni ve eûzü bike mine'l-aczi ve'l-keseli ve eûzü bike mine'l-cübni ve'l-buhli ve eûzü bike min ğalebeti'd-deyni ve kahri'r-ricâli."

Ma'nası: "Allâh'ım! Dünya ve ahrette gâile ve elemden, beni tâatten alıkoyacak acz ve üşengeçlikten, korkaklık ve cimrilikten, borcun galebesinden ve insanların ezâ etmesinden sana sığınırım"

•Ebu Ümâme radiya’llâhu anh; bu duanın hürmetine çok geçmeden Allâhü Teâlâ'nm sıkıntılarını giderdiğini ve borçlarını ödettiğini haber vermiştir.

• Âişe radiya’llâhu anhâ; Rasûlullah salla'llâhu aleyhi ve sellem Efendimizin kendisine aşağıdaki duâyı öğrettiğini ve

-"Uhud Dağı kadar borcun olsa da, bu duâyı etsen, Hakk Celle ve A'lâ o borcu sana ödetir" buyurduğunu rivayet etmiştir. Duâ şudur:

"Allâhümme fârice'l-hemmi ve kâşife'l-kurbi mücîbe deavâti’l-muztarrine. Rahmâne'd-dünyâ ve’l-âhireti ve Rahîmehümâ, ente terhamünî fe'r-hammî rahmeten, tuğnînî bihâ ammen sivâk."

Ma'nâsı: "Kaygıları açıcı, gussâları giderici, çaresizlerin duâsını kabûl edici, dünyâda ve ahrette Rahmân ve Rahîm olan Allah'ım! Beni de esirgeyen Şensin. Beni rahmetinle ganî kıl. Beni, Sen'den başka kimse esirgemez.”

İslâm hidâyetine eren ve rızkı geçimine yetecek kadar olup da, durumu hoşnûdlukla karşılayanlara ne mutlu! (Hadîs i şerîf)