Ankebût Sûresi, Mekke’de nâzil olmuştur. 69 âyettir. Kelime sayısı, 980 kelimedir. Harfleri 4165 harftir.

Sûrenin ismi olan “Ankebût” örümcek demektir. Sûrenin 41.nci âyetinde kâfirlerin işleri örümcek ağına benzetildiği için sûreye “Ankebût Sûresi” adı verilmiştir.

Sûrenin başından üç âyetin Türkçe anlamı:

"1. ( Elif, Lâm, Mîm, 2. (Müşrikler tarafından eziyet edilen) o insanlar, sanıyorlar mı ki, sâde “îmân ettik” demeleriyle bırakılacaklar da imtihana tabi tutulmayacaklar?.. 3. Doğrusu andolsun ki, biz, onlardan öncekileri de imtihandan geçirmişizdir. Elbette ki Allah, doğruları ortaya çıkararak, yalancıları da elbet ortaya çıkaracaktır.”

Bu da îmân ettik deyenleri imtihan ederek (sınayarak) ımân- lannda doğru olup olmadıklarını ortaya çıkaracaktır demek olur.

Fazileti: Bu sûre, unutkanlık bulunan kimselere şifâdır. Şöyleki, sûre temiz kağıda yazılıp sonra da bu sûre yazılı kağıt bir kâsede ve sürahide bulunan bir suya konup yazı suya geçer, sonra bu su unutkanlık bulunan veya hâfıza kaybına uğrayan kimseye içirilir. Biiznillah şifâ olur.