Eski medrese müdürlerinden dersiam, büyük bir alimdi, hiç evlenmemişti. 90 yaşlarında idi. Çarşıkapı, Gedikpaşa’da tek başına bir odada yatıp kalkardı. Sabahtan akşama kadar ders okuturdu. Bazen çarşıya çıkardı, yüz metre ilerden geleceği anlaşılırdı, çünkü devamlı sesli Kur’an okurdu, cebine leblebi, üzüm şeker doldurur, çocuklara dağıtırdı, onu gören sesini işiten çocuklar gelir, elini öperlerdi. O da onlara leblebi, üzüm şekeri verirdi. Cübbesini, sarığını hiç çıkarmazdı.

Yatağında yatar, biz de etrafında oturur, ders okurduk. Arapça gramer; (sarf ve nahvi, Molla Câmi’ye kadar ilk defa ondan okumuştuk. Bizden hiçbir ücret almadığı gibi imkanı olursa bize ikram ederdi.) 90 yaşında ve hasta olduğu halde bize ders okuturdu. Derse gelemez isek çok üzülürdü. Bizim hamlığımızı, toyluğumuzu hoşgörü ile karşılardı.

Birgün “Mualla Cami de okurken “Elâ yescüdû” cümlesinin gramer tahliline geldi; “elâ” harfi tembih, “ya” harfi nida “üscüdû” secde ediniz fiil. Halbuki harf-i nidanın münadsı isim olması lazım iken “üscüdû” fiili var, münadası olan isim nerede?

Hoca uğraştı, uğraştı bir türlü çıkaramadı nihayet “çocuklar çok yoruldum, şimdi bırakalım, sonra çıkarırız” dedi.

Biz “hayır efendim şimdi çıkacak” diye ısrar ettik. Hoca tekrar uğraştı, çıkaramadı ağladı. Ağlamaya başladı kitabı kapattı. Biz hocamızı üzdüğümüzden dolayı özür dileyeceğimiz yerde hamlığınızdan ve okuma aşkından do^Y1 biz de hocaya kızarak kitapları kapattık.

Bizlerin gönlünü almak için “Şu karpuzu kesin yiyelim” dedi. Karpuzu kestik, sesszce beraber yedik. Gedikpaşa camiine geldik araştırdık, (ya) harf-i nidasından sonra hazfe

niz fiil. Halbuki harf-i nidanın münad^sı isim ol~ ması lazım iken “üscüdû” fiili var, münac,ası olan isim nerede?

Hoca uğraştı, uğraştı bir türlü çıkaramadı nihayet “çocuklar çok yoruldum, şimdi bırakalım, sonra çıkarırız” dedi.

Biz “hayır efendim şimdi çıkacak” d'ye ,srar ettik. Hoca tekrar uğraştı, çıkarama^'î ağladı. Ağlamaya başladı kitabı kapattı. BiZ hocamızı üzdüğümüzden dolayı özür dileyeceğimiz yerde hamlığınızdan ve okuma aşkından do^Y1 biz de hocaya kızarak kitapları kapattık.

Bizlerin gönlünü almak için “Şu karpuzu ke~ sin yiyelim” dedi. Karpuzu kestik, sesszce beraber yedik. Gedikpaşa camiine geldik çalıştık araştırdık, (ya) harf-i nidasından sonra hazfedilmiş kaldırılmış “kavm” kelimesi varmış “Ey kavmim secde ediniz” şeklinde imiş.

Yeniden hocaya döndüğümüzde onun da bu kelimeyi bulduğunu öğrendik. Bunun gibi nice hatalarımızı hoş karşılamıştı.

Allah rahmet etsin