Ahmed Deyrebi Hazretleri Âli İmrân Suresi’nin I54 ve Fetih Suresi’nin 29. ayetlerinin esrarı hakkında şöyle diyor:

 

“Bu ayeti kerimeleri misk ve safrandan yapılmış mürekkeple kağıt üzerine yazarak üzerinde taşıyan kimse korku, endişe, sıkıntı ve üzüntüden Allah’ın izni ile şifa bulur. Bu ayeti kerimelerin maddi ve manevi hastalıkların şifası hususunda büyük tesiri vardır. Faydalanmak isteyen kimse bu ayeti kerimeleri temiz bir kap içine yazarak yağmur veya kaynak suyu ile kap içindeki yazıyı siler ve yedi gün sabahları aç karnına bu sudan içer, elleri ve yüzüne bu sudan biraz süre­rek: “Ey Rabbim! Bu ayeti kerimelerinin hürmetine bana acil şifalar ihsan eyle.” diyerek İlâhi divana sığınırsa Allah’ın izni ile* şifaya kavuşur.”

 

Ruhi hastalıklara yakalanan kimselere Muavvizeteyn sureleri 21 defa okunur. Ayrıca bu sureler yazılarak te­miz bir su içine konur ve hastaya içirilirse hasta eski sıhhatine kavuşur. Yine sabah ve akşam vakitlerinde bu mübarek sure­leri üçer defa okumayı adet haline getiren kimseler cin, şey­tan ve insanların şerrinden, nazar ve bilhassa (saf müslümanların iman ve itikatlarını bozan şerîr) büyücülerin yap­mış oldukları her türlü şeyden muhafaza olunur.

 

Efendimiz (a.s.) buyuruyor: “Eğer hakkı ile Allah’a kulluk yapsaydınız, hiç şüphesiz duanızla dağları eritirdi­niz.”

 

Yine Efendimiz (s.a.v.) buyuruyor:

 

“Efe hasibtüm ennemâ halaknâküm abesen ve enneküm ileynâ lâ türceûn*” ayetini tam inanarak bir dağ üze­rine okusaydınız, dağ yok olurdu.

 

Efendimiz (s.a.v.) buyuruyor:

 

“Ey ümmetim! Hastalarınızı, manevi yönden fakir fukaraya sadaka vermek suretiyle tedavi ediniz.”