Allah Rasulü (s.a.v.) buyuruyor:

 

O “Ramazan geldiği zaman, cennet kapılarının tümü açılır. O ayda hiçbiri kapanmaz. Cehennem kapılarının tümü kapatılır. O ay çıkıncaya dek, hiçbirisi açılmaz. Allah bir münâdiye şöyle seslenmesini emreder: “Ey hayrı isteyen, gel hayır yap. Ey şer talihlisi, şerden uzaklaş. Yok mu günahının affını isteyen, gelsin bağışlansın. Yok mu tevbe eden, tevbe etsin ve tevbesi kabul edilsin. Bir dilekte bulunan hani ne­rede? Gelsin, dileği kabul edilsin.”

 

Bu çağrı sabaha kadar böylece devam eder. İftar anında, Allah’ın azabını hak etmiş olduğu halde affa uğramış binlerce azatlısı olur. Allah’ın rahmeti üzerimize olsun...

 

O “Cennet seneden seneye süslenir. İşte bu süslenme,

 

Ramazan ayına tesadüf eder. Ramazan’ın ilk gecesi olduğu zaman, “Müşir” adında bir rüzgar çıkar, cennet ağaçla­rının yapraklarını sallar. Göz alıcı kuşlar etrafı sarar, gayet gu zel öterler. O kadar güzel öterler ki, o güne dek hiç kimse o ses gibi bir ses duymamıştır. Daha sonra huriler ortaya çıkan, cennet balkonunda durup şöyle seslenirler:

 

—    Bizi isteyenler nerede?

 

Sonra Rıdvan’a seslenirler:

 

—    Bu gece hangi gecedir?

 

—    Ey Hayratı Hısân, bu gece Ramazan ayının ilk gecesidir.”

 

O Selmanı Farisi (r.a.)’ın rivayet ettiği bir hadiste, Allah Rasulü (s.a.v.) buyuruyor:

 

“Ey insanlar! Büyük ve pek mübarek bir ayın gölgesi sizin üzerinize düşmüştür. O ayda Kadir gecesi vardır ki, bin aydan daha hayırlıdır. Allah O’nun orucunu farz, gece iba­detini ise nafile kılmıştır. Kim o ayda bir hayır yaparsa, diğer aylarda farzı yerine getirmiş kimse gibi olur. Kim o ayda farzı yerine getirirse, diğer aylarda yetmiş farzı yerine getirmiş olur. O ay, sabır ayıdır. Sabrın karşılığı ise cennettir. O, iyilik ayıdır. O ay, mü’minin rızkının artırıldığı aydır.”

 

O “Kim inanarak ve karşılığını da ancak Allah’­tan bekleyerek Ramazan ayının gecelerini ihya ederse, Al­lah onun geçmiş günahlarını bağışlar.”

 

O “Oruç tutanın uykusu ibadet, susması teşbih, duası kabul, amelinin sevabı kat kattır.”

 

O “Ramazan-ı Şerif hilali görülünce, eğer kullar Ramazan’daki özel sevapları bilmiş olsalardı, o yılın tamamen Ramazan olmasını elbette temenni ederlerdi.”