1- Kalbi Allâhü Teâlâ'ya bağlamak

Allâhü Teâlâ Hazretleri şöyle buyurmuştur:

"De ki: "Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allâhü Teâlâ çok Bağışlayan, çok Esirgeyen'dir." De ki: "Allâh'a ve Peygamber’e itaat edin!" Eğer dönerlerse muhakkak ki Allâhü Teâlâ, kâfirleri sevmez." Kulun, Allâhü Teâlâ'yı ve O'nun Rasûlü’nü sevmesi; O’nlara boyun eğmekle, emirlerine uymakla olur. Allâhü Teâlâ'nın kullarını sevmesi de, onlara mağfiret sûretiyle ikrâmda bulunmasıdır.

Kul, gerçek kemâlin yalnız Allâhü Teâlâ’da olduğunu; kendisinde veya başkasındaki kemâlin, Allâhü Teâlâ'dan olduğunu bilince de, ne Allâhü Teâlâ'dan başkasını sevebilir, ne de O'na yaklaştırmayan bir sevgiye gönlünde yer verebilir.

2- Aşağıdaki duâlardan herhangi birini okumak..

- "Allâhümme rahmeteke ercû felâ tekilnî ilâ nefsî tarfete aynin ve aslih lî şe’nî küllehû lâ ilâhe illâ ente."

Ma’nâsı: "Allah’ım! Sen’den ancak rahmetini umuyorum. Beni göz açıp kapayıncaya kadar nefsime bırakma, her işimi iyileştiriver. Sen’den başka hiçbir ilâh da yoktur."

•"Allâhıı, Allâhü. Rabbî Lâ üşrikü bihî şey’en"

Ma’nâsı: "Allâh, Allâh. Rabbımdır. O'na hiçbir şeyi ortak etmem."

•"Lâ ilâhe illallâhü’l-Azîmü'l-Halîm. Lâ ilâhe illallâhü Rabbü'l-Arşi'l-Azîm. Lâ ilâhe illallâhü Rabbü's-semâvâti ve’l-ardı Rabbü’l-arşi'l-Kerîm."

Ma'nâsı: "Yüceler Yücesi ve Hilm sâhibi Allâhü Teâlâ'dan başka ilâh yoktur. Büyük Arş'ın sahibi Allâhü Teâlâ'dan başka ilâh yoktur. Göklerin Rabbi, yerin Rabbi ve şerefli Arş'ın Rabbi Allâhü Teâlâ'dan başka ilâh yoktur."

• Yâ Hayyü, yâ Kayyûmü bi-rahmetike esteğis.

Ma’nâsı: “Ey devamlı Vâr olan ve yarattıklarını varlıkta tutan Allah’ım! Rahmetinden imdâd istiyorum.”

•"Allâhümme âtina fi'd-dünyâ haseneten ve fi'l-âhireti haseneten ve kınâ azabe'n-nâr."

Ma’nâsı: "Allâh’ım! Bize, hem dünyada, hem de ahirette iyilik ver ve bizi ateş azabından koru.”

•"Lâ ilâhe illâ ente Sübhâneke innî küntü mine'z-zâlimîn.”

Ma’nâsı: "Sen’den başka ilâh yoktur. Seni tenzîh ederim. Şüphesiz, ben zâlimlerden oldum."

•"Eûzü bi-kelimâti'l-lâhi't-tammeti min gazâbihî ve ikabihî ve şerri ibâdihî ve min hemezâti’ş-şeyâtıyni ve en yahzurûn."

Ma’nâsı: "Kendi gazabından, ikabından kullarının şerrinden, şeytanların vesveselerinden ve bana uğramalarından Allahu Teâlâ’nın tam olan kelimelerine sığınırım.”

• "Bisnıi’llâ]ıialânefsîvemâlîvedînî,veehli.Allâhümme razzınî bi-gazâike ve bârik lî fî-mâ kuddira lî hattâ lâ ühıbbe tâ'dle mâ ahharte velâ te’hîra mâ accelte."

Ma’nâsı: "Kendim, malım dînim, ve ehlim üzerine Allahu Teâlâ'nın ism-i şerifini okurum. Allah’ım! Kaza ve hükmüne beni râzı et. Bana takdîr edileni bereketlendir ki, sonraya bıraktığının şimdi ve şimdi yaptığının sonra olmasını isteyip temennî etmeyeyim.”

3- Dîn kardeşlerine yardım etmek

Rasûlullâh salla'llâhü aleyhi ve sellem Efendimiz şöyle buyurmuştur:

-"Müslüman kardeşlerinin yardımında olanın Cenâb-ı Hakk her işinde yardımcısı olur. Ve bir Müslümanın sıkıntısını giderenden Cenâb-ı Hakk, Kıyâmet Günü'nün şiddetlerinden bir şiddeti izâle eder."

Çünkü cömertlik ve merhamet de; ebedî saâdeti te’mîn eden sebeplerdendir. Aleyhi’s-selâtü ve'sselâm Efendimiz şöyle buyurmuştur:

-"Cenâb-ı Hakk, kullarından ancak merhametli olanlara merhamet eder."

4-Allahu Teâlâ Hazretleri'nden dâimâ tazarru' ve niyazda bulunarak afv ve âfiyet istemek.

Bunun için aşağıdaki duâyı çok okumak gerekir:

"Allâhümme innî es’elüke'l-afve ve'l-âfiyete fi'd-dünyâ ve'I-âhireti."

Ma’nâsı: "Allâh'ım! Zât-ı Merhâmet-i İlâhî'nden dünyâ ve ahrette kusûr ve günahlarımı afv buyurmanı; her türlü musîbet ve hastalıklardan selâmette dâim kılmanı niyâz ederim."

5-Çokça salâvât-ı şerîfe okumak

Zira Ahzâb sûresi'nin 56'ncı âyet-i kerîmesi'nde, Rasûlullah salla’llâhü aleyhi ve sellem Efendimiz'e çok salât etmek emredilmiştir.

Aleyhi's-salâtü ve's-selâm Efendimiz de:

- "Bir kimse, Bana bir defâ salât okursa, muhakkak Allâhü Teâlâ o’ na on rahmet eder” buyurmuştur.

6- Evden çıkarken aşağıdaki duâyı okumak.

"Bismi'Ilâh, tevekkeltü alellâhi ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh.”

Ma’nâsı: "Allâhü Teâlâ’nm ism-i şerifiyle. Allah’a tevekkül ettim. Kuvvet ve kudret ancak Allahu Teâlâ’nm yardımı iledir."

• Eve girerken de şu duâ okunur:

"Allâhümme innî es’elüke Hayra’l-mevlici ve hayra'I-mahraci. Bismillâhi velecnâ ve Bismillâhi haracnâ ve alellâhi Rabbenâ tevekkelnâ.”

Ma'nâsı: "Allâhım! Senden eve giriş - çıkışlarımın hayrını dilerim. Allahu Teâlâ’nm ism-i şerifiyle girdik, ancak O’nun ism-i şerifiyle çıkarız. Ancak Allahu Teâlâ’ya, Yüce Rabbimize güvenip, dayandık.”

7- "Hasbün Allâhü ve ni'me'l-Vekîl" kavl-i şerîfine devâm etmek.

"Allâhü Teâlâ bize yeter. O, ne güzel Vekîl'dir"

meâlindeki bu kavl-i şerif; her türlü musîbete karşı kurtuluş çâresidir.

8-Ni'meti hor ve hakîr kullanıp, ta'zîm ve hürmette kusûr etmemek.

Aleyhi's-salâtü ve’s-selâm Efendimiz şöyle buyurmuştur:

-"Ekmeğe hürmet edin. Zîrâ Allahu Teâlâ ekmeği mükerrem kılmıştır. Kim ekmeğe hürmet ederse, Allahu Teâlâ ona bereket verir ve onu zelîl kılmaz."

-“Ekmeğe hürmet edin. Zîrâ o, yerin - göğün berekâündandır. Kim düşen kırıntıyı yerse, günâhı afvolunur.”

9-Allahu Teâlâ'ya hamd ve şükür etmek. A

Aleyhi's-salâtü ve's-selâm Efendimiz şöyle buyurmuştur:

-"Allahu Teâlâ, bir kula bir ni'met verir de, o kul da; Elhamdü li'llâh derse, ni’metin şükrünü edâ etmiş olur. Eğer ikinci defâ söylerse, sevâbı tazelenir. Üçüncü defa söylerse Allahu Teâlâ onun günahlarını mağfiret eder."

-"Allahu Teâlâ, bir kula âile, evlâd, maldan bir ni’met verir de kul şöyle; Maşaalah, lâ kuvvete illâ billâh (Bu

Allah’ın isteğidir. Kuvvet ancak Allahu Teâlâ'dandır.) derse, ölümden başka âfet görmez.”

10-Geçmiş bir zararı telâfi etmek için Allahu Teâlâ'ya teslim olmak.

Rasûlullah salla'llâhu aleyhi ve sellem Efendimiz;

-"Kim bir musîbete uğrar da, bu duâyı okursa, Hakk Teâlâ o musibeti hayırla değiştirir" buyurmuştur. Duâ şudur:

"İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn. Allâhümme indeke ahtesibü musibeti fe’cürnî fîhâ ve ebdilnî bihâ hayran minhâ."

Meali: "Biz Allahu Teâlâ’ya teslîm olmuş kullarıyız. Ve ancak O'na dönücüleriz. Allah'ım, katından bu musibetimin ecrini umuyorum. Bu musîbeti yok et ve beni bununla sevaptandır. Onu hayırla değiştir.”

11-İyi ahlâklı olmak

îmândan sonra iyi ahlâktan daha büyük ibâdetin olmadığı, iyi ahlâkın bütün günahları affettireceği, Cennet ehli olunacağı Rasûlullah salla'llâhu aleyhi ve sellem Efendimiz tarafından haber verilmiştir.

12-Dille selâm vermek

Aleyhi's-salâtü ve’s-selâm Efendimiz şöyle buyurmuştur:

-"Selâmı açıkça aranızda teâtî ve ta'mîm edin ki selâmete vâsıl olasınız."

-"İmân etmedikçe Cennet’e giremezsiniz; birbirinize muhabbet ve yakınlıkta bulunmadıkça mü'min olamazsınız. Ey ümmetim! rûhî ve kalbî hâllerinizden bir hâl için sizi irşâd edeyim mi ki, siz onu tatbik ettiğiniz zaman birbirinize karşı muhabbetiniz ve yakınlığınız artar; bu sebeple de düşmanlarınıza galebe ederek vatanınıza sâhib olursunuz. Bu haslet şudur: Selâmı aranızda açıklayın ve yayın."

Bir kimse; bir mü’min kardeşine;

- Selâmünaleyküm diye selâm verse, ona on sevab yazılır. Cevâben;

-Ve aleykümselâm

Diyene de on sevab yazılır.

• Selam verene cevap vermek farzdır.

13- Helâl maldan sadaka vermek

Zira haram maldan verilen sadaka, zarardan başka bir netîce vermez. Rasûlullah salla'llâhu aleyhi ve sellem Efendimiz;

-"Sadaka, yetmiş türlü belânın kapısını kapar" buyurmuştur.

Sadaka, musibete karşı bir kalkan vazifesi görür. Bu sebeple, az-çok demeden sadaka vermeyi terk etmemek gerekir.