İbn-i Abbas (r.a.) arkadaşlarına şöyle derdi:

- Bir kimse herhangi bir vasıtaya bindiği zaman:

Bismillah* El mülkü lillâh* Ve mâ kaderullâhe hakka kadrihî vel erdu cemîan kabdatühû yevmel kıyâmeti ves semâvâtü matviyyâtün bi yemînih, sübhânehû ve teâlâ ammâ yüşrikûn* Ve kâlerkebû fîhâ bismillâhi mecrehe ve mürsehe, inne rabbî le gafurun rahıym*

ayetlerini okursa ben o kimsenin diyetini ödemeyi üzerime alıyorum." (Yani Cenabı Hakk bu ayet-i kerimeleri okuyarak herhangi bir vasıtaya binen kimseyi mutlaka her türlü tehlikeden muhafaza buyurur.)

İbn-i Şiblî diyor ki:

"Bir gün sahile, limana inmiştim. Orada tam yirmi iki tane yolculuk için binmeye hazır gemi bulunmakta idi. Gerekli azığımı aldım ve bir tanesine yolculuk için bindim. İbn-i Abbas (r.a.) tarafından bahsedilen tertibi okudum.

Nihayet gemi yol almaya başladı. Diğer gemilerin de hepsi teker teker yola koyuldular. Gemim ve diğer gemiler uyumlu bir rüzgarla yol almaya başladılar. Bu normal yolculuk gece yarısı geçinceye kadar devam etti.

Sabaha yakın şiddetli bir rüzgar esmeye başladı. Dağlar gibi dalgaların arasında denizle boğuşmaya başladık. Endülüs sahillerine vardığımız zaman benim içinde bulunduğum gemiden başka hiçbir gemi kalmamış ve hepsi denizin derinliklerine gömülmüştü.

Okuduğum dua hürmetine Rabbim hem beni, hem de içinde bulunduğum gemiyi korudu."